Geleceğimiz Bugündür
Bir kurumda profesyonellik, saygı ve yeterlilik
kavramlarının hayata geçirilmesi ve çalışanların olgunlaşarak
gerçek anlamda bir ekip olması konusunda insan kaynakları, üst
yönetimin stratejik ortağıdır.
Prof. Dr. Acar Baltaş
Geleceği şekillendirmek için doğru zaman bugündür. Bunu ancak işyerinde öğrenme ve sürekli gelişme imkanı yaratarak ve yüksek performans göstererek gerçekleştirebiliriz. Öğrenmeye yatırım yapan kurumlar, sektöründe lider olma fırsatını yaratan kurumlardır.
Hayatın doğal yapısında olan temel özelleri hepimiz biliyoruz. Etki-tepki, acı-haz, doğu felsefesinde ying-yang gibi günümüz iş hayatında ayakta kalmanın yolu da, geliri artırıp karlılığı sürdürmek veya piyasadan çekilmektir. Bu da ancak çalışanların “beceri”si ile mümkün olur.
Bugün bütün kurumlarda derece derece beceri eksikliği bulunmaktadır. Bu nedenle rekabette var olmak için beceri eksikliğini gidermek için öğrenmeyi gelişme yolunda bir stratejiye dönüştürmek zorunluluk olmuştur.
Beceri eksikliği
Batı kaynaklı bir araştırmada, “Kurumunuzda
beceri eksikliği var mı?” sorusuna %84 oranında “evet”
cevabı çıkmıştır. Bunun nedeni olarak da, %67 oranında “yeni
becerilere ihtiyaç duyulması” gösterilmiştir.
Beceri eksikliğini gidermek için atılacak adımların başında, yetkinliklerin kurumun stratejik ihtiyaçlarına bağlı olarak geliştirilmesi gelmektedir. Ülkemizde de son beş yılda, kurumsallaşma çabasındaki şirketlerin insan kaynakları bölümleri kurum ihtiyacına yönelik yetkinlikleri geliştirmek yönünde büyük bir gayret içindedirler.
Beceri eksikliğini gidermek için bir diğer önemli adım
da, her kurumun kendi ihtiyaç ve değerlerine uygun iş
liderlerini kendi içlerinden yetiştirmek için özel liderlik
programları oluşturmasıdır. Çünkü bilinmektedir ki, yönetim
kademelerine dışarıdan yapılan atamalarda, uyum süresi
yaklaşık bir yıl olmakta ve bu atamaların yarısından daha
fazlası hayal kırıklığı ile sonuçlanmaktadır. Bu da hem
çalışanlar hem de kurum açısından çok yüksek alternatif
maliyet getirmektedir.
Ülkemizde de yakın zamana kadar iki veya üç günlük
liderlik programlarıyla yöneticilerin gelişimine katkı
sağlanacağı düşünülüyordu. Oysa son iki yıldır kurumların
kendi ihtiyaçlarına özgü liderlik programlarını geliştirmek
için daha uzun soluklu ve sabırlı bir çalışma içine
girdiklerini büyük bir memnuniyetle görmekteyiz.
Anahtar performans göstergeleri
Günümüzde kurumların rekabette ayakta kalmasını sağlayacak kritik performans göstergelerinin bütün çalışanlar tarafından özümsenmesi gerekir. İşi yönetmek, insanları yönetmek, müşteriyi yönetmek, ürünü yönetmek, rekabeti yönetmek. Bunun için mesleki ve teknik bilginin yanı sıra, analitik düşünce becerisi ve kişisel olgunluk gerekir. Çünkü insanları yönetmek duyguları yönetmektir. Başkalarının duygularını yönetmenin ve değer sisteminin farkında olmaktan geçer.
Finans dili
Kurumsal yapılanmasını tamamlamış kuruluşlarda bugün, her iş liderinin bir insan kaynakları yöneticisi olduğu görüşü doğal kabul edilmektedir. Ancak iş hayatının doğal gerçeği “karlı kalmak”tır. Bu nedenle bir kurumun karlılığını sürdürmesi için, görevi ne olursa olsun, her iş liderinin bir finans yöneticisine yakın, maliyet bilinci taşıması gerekir. Bunun sonucunda hem gelirleri artırmak ve maliyetleri düşürmek mümkün olur, hem de her düzeyde iş lideri konulara muhasebe kavramları ve finans diliyle yaklaşır.
Böyle bir anlayış eksikliğini satış gruplarıyla
yaptığımız çalışmalarda ve bayi toplantılarında görmekteyiz.
Bu toplantılarda genel eğilim satışları artırmak için fiyat
düşürmenin ve vadeyi uzatmanın gerekliliği yönündedir. Çünkü
rakiplerin yarattığı adil olmayan rekabet şartlarıyla başa
çıkabilmenin tek yolu olarak bu görülmektedir. Oysa muhasebe
kavramları ve finans dilinden haberdar çalışanlar
getirdikleri önerinin maliyetinin ne olduğunu bilirler ve
hiçbir zaman böyle bir öneriyle ortaya çıkmazlar.
Eğitmek doğru tepki vermektir
Çalışanlarda bu düzeyde bir olgunluk ve yeterlilik
geliştirmek konusunda insan kaynaklarının sorumluluğu
büyüktür. Çünkü bir kurumda profesyonellik, saygı ve
yeterlilik kavramlarının hayata geçirilmesi ve çalışanların
olgunlaşarak gerçek anlamda bir ekip olması konusunda insan
kaynakları, üst yönetimin stratejik ortağıdır. Ancak hiç
şüphesiz kurumda çalışan her iş liderinin astlarına koçluk,
mentorluk yapması ve örnek olması gerekir. Kurumların
kariyer planlamalarının, teknik yeterliliği ve becerileri ne
olursa olsun, yeterince olgun olmayanları yetkilendirmeyecek
biçimde oluşturulması gerekir. Çünkü biliyoruz ki, “eğitmek
doğru tepki vermektir” ve olgunlaşmamış insanlar sağlıklı
tepki vermezler.
Bunun için geleceği bu günden yaratacak olan insan
kaynaklarına büyük bir görev düşmektedir. O zaman her
düzeydeki insan kaynakları profesyoneli kendisine, JF.
Kennedy seçim kampanyasında sorduğu “Biz değilsek kim, şimdi
değilse ne zaman?” sorusunu sorarak sorumluluk almalı ve “
üzerine düşeni” yapmalıdır.
|